Dil ve Konuşma

Gelişimsel Dil Gecikmesi (Gecikmiş Konuşma)

DİL VE KONUŞMA KAVRAMLARI NEDİR ?

  • Dil ve konuşma günlük hayatta sık sık birbiri yerine kullandığımız ama aslında temelde birbirinden farklı iki olgudur.
  • Bütün canlılar iletişim kurarlar. Bazıları kokuyla, bazıları sesle, bazıları eylemlerle ya da tümüyle. İnsan ise en çok iletişim kuran canlı diyebiliriz. Bizler iletişim kurarken dili kullanırız. Bu beden dili, sözel dil, yazılı dil olabilir. Sözel dili ele alacak olursak, kendi içinde alıcı ve ifade edici dil olarak ikiye ayrılır.
  • Alıcı dil, söylenenlerin anlamlandırılması ile ilgiliyken; ifade edici dil, duygu ve düşüncelerin sözel ve yazılı aktarımı için hedef kelimelerin kelime dağarcığımızdan seçilmesi, dilbilgisi kurallarına göre sıralanması bağlama uygun şekilde  (göz kontağı, sohbet sırasına uyulması vs.)  kullanımını içermektedir.
  • Konuşma ise fiziksel olarak sözel ifadenin oluşması için gerçekleşen eylemi kapsar. Gerekli solunumun yapılması, gelen havanın ses tellerini titreştirmesi ve dil dudak diş gibi organların söylemek istediğimiz sese göre şekillenmesi ve bu organların koordinasyonlu çalışması sonucu oluşan bir dizi olaydır.
  • Yani özetle konuşma gelişimi için dil , dil gelişimi için de iletişimin güçlenmesi gerekir.

NORMAL DİL GELİŞİMİ NASILDIR ?

Çocuğun bilişsel gelişimi ile dili kullanması; onun çevreyi keşfetmesini, sosyalleşip iletişim kurmasını, problem çözmesini ve kavramları öğrenmesini sağlar.

GELİŞİMSEL DİL GECİKMESİ ( GECİKMİŞ KONUŞMA ) NEDİR ?

Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından daha yavaş bir gelişme gösteriyorsa o konuşma gecikmiş konuşma olarak adlandırılır.

Bu duruma bir bakıma  çocuğun bebeklik çağında geçirmesi gereken konuşma gelişim aşamalarından birinde duraklayıp kalması ya da o aşamalardan birine geri dönüş yapması olarak tanımlanabilir.

Gelişim problemleri içinde en sık görülenlerden biridir. Erken teşhis ve terapiye zaman kaybetmeden başlanması önem taşımaktadır.

“Bekleyelim ve Görelim” düşüncesi aslında bizim toplum olarak en sık yaptığımız hatalardandır. Ancak  kaybedilen zaman, çocuğun ileriki dönemde var olan problemlerinin daha da  ilerlemesine neden olabilmektedir.

Gecikmiş konuşma, sadece çocuğun yaşına uygun dil/konuşma becerilerini yerine getirmede problem olarak algılanmaması gerekir. Bu durum aynı zamanda önemli bir problemin semptomu  da olabilir.

Mental retardasyon, otizm ve işitme kaybının erken dönem işaretçisi olabilmektedir.

DİL GECİKMESİNİN SEBEPLERİ NELERDİR ?

Dil ve konuşma gecikmesinin down sendromu, yarık damak, işitme kaybı, nörolojik (çocukluk apraksisi, serebral palsi, dizartri vs.) sebepler veya nöropsikiyatrik (otizm) sebepleri olabilmektedir.

Gecikmiş konuşma ile başvuran tüm çocuklara kulak burun boğaz ve nöroloji muayenesi, işitme testi ve psikolojik değerlendirme yapılmalıdır. Daha sonra dil ve konuşma terapisti tarafından dil gelişimini değerlendiren testler uygulanmalıdır.

Not : Sık sorulan bi soru da şudur ki Dil bağı konuşma gecikmesi yapar mı ? Hayır yapmaz. Beslenme ile ilgili ve ağız içi hijyen açısından önemlidir. Bunun dil edinimine doğrudan bir etkisi yoktur. Ancak /t/ /d/ /r/  /l/gibi seslerin artiküle edilmesinde probleme sebep olabilmektedir.

Dil ve konuşma gecikmesi genetik, işitsel, nörolojik veya nöropsikiyatrik bir bozukluğun sonucu olabileceği gibi, herhangi bir nedene bağlı olmaksızın da ortaya çıkabilir.

Nedeni konusunda fikir birliğine varılmamış olsa da, bazı risk faktörleri belirtilmiştir. Ayrıntılı değerlendirme sırasında bu risk faktörlerini göz önünde bulundurup gözlemlenen durumlara yönelik çözümler geliştirmek ya da gidişata göre önlemler almak uzmanların görevidir.

Cinsiyet, bir risk faktörü olarak bilinmektedir. Erkeklerde kızlara oranla risk üç kat fazladır.

Ayrıca, ailede konuşma gecikmesi yaşamış bireylerin olması bu riski artırmaktadır.

Bir diğer risk faktörü ise düşük doğum ağırlığı ve erken doğum olarak belirlenmiştir.

İdeal doğum ağırlıklarının %85’inden daha düşük ağırlıkla doğan çocuklarda veya 37.haftadan erken doğan çocuklarda dil ve konuşma gecikmesi riski iki kat fazladır

Dil ve konuşma gelişiminde gecikmeye sebep olan bir diğer ve bu zamanda en çok karşılaştığımız faktör ise elektronik medya kullanımıdır. Televizyonlar, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler gibi teknolojilerin yoğunlaştığı elektronik ortamda yetişen çocuklar gerek kendi yaşıtları, gerekse aile içi iletişimin azalmasına bağlı olarak giderek daha geç konuşmaya başlamaktadırlar.

Durum böyleyken monotonlaşmış ve alıcı dili ile ifade edici dili arasında belirgin farklar oluşmuş çocuklarla karşılaşmamız çok da şaşılası değildir.

Yine annenin depresyonu da aile işlevselliğinde bozulmalar, okul öncesi dönemde çocukların dijital teknolojik aletleri kullanma biçimi ve süresi ile ilişkili olabilir.

TAM OLARAK NE ZAMAN ŞÜPHELENMELİYİZ ?

4 yaş tanımadığı kişiler tarafından anlaşılır konuşması anlaşılamıyorsa

5 yaşında bir hikayeyi anlatamıyorsa

7 yaşında üst düzeyde bir hikaye anlatamıyorsa, okulda başarısız bir performans gösteriyorsa

İfade edici ve alıcı dil gelişimi arasında belirgin bir fark varsa

Herhangi bir yaş döneminde dil/konuşma ve sosyal iletişiminde regresyon yani gerileme varsa  muhtemel dil/konuşma gecikmesi/bozukluğu göz önüne alınarak detaylı inceleme için gerekli disiplinlere yönlendirme yapılmalıdır.

 

GELİŞİMSEL DİL GECİKMESİNE NE GİBİ DURUMLAR EŞLİK EDER ?

  • Bu çocuklarda sınırlı konuşma,
  • kelime dağarcığı yetersizliği,
  • cümle kurmakta gecikme,
  • dikkat, dinleme ve ilgi azlığı,
  • hızlı konuşma,
  • vücut dilini kullanma,
  • işaretlerle anlatma,
  • izole kalmaları ve hırçınlık görülmektedir.
  • Bu çocuklar ya hiç konuşamamaktadırlar ya da bir kaç kelime söyleyebilmektedirler,
  • akranları ile kıyaslandığında sözcük sayıları azdır.
  • Isteklerini cümleler ile anlatmak yerine işaret ve hareketler ile anlatmayı tercih ederler.
  • Başkalarının konuşmasına dikkat etmezler ya da dinlemezler.
  • Anlaşılmaz ve hızlı sesler ile konuşmaya çalışırlar,
  • Kendilerini toplumdan uzak tutma eğilimleri vardır
  • Akranlarına kıyasla kendilerini ifade şekilleri daha çabuk ağlama ve oyuncaklarını fırlatma şeklinde olabilir. (Topbaş 2015)
Beğendim
Beğendim Bayıldım Haha Süper Üzüldüm Kızdım
4
Yorum yapmak için tıklayın

Mesaj bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

Yukarı Çık